Su Orucu (Water Fasting)
Ne Olduğu I Nasıl çalışır? I Faydaları I Tehlikeleri I Kilo kaybı I Sonuç olarak
Araştırmalarım neticesinde, yiyecek alımını kısıtlamanın bir yolu olan orucun, binlerce yıllık insanlık tarihinde uygulandığına dair bazı kaynaklara ulaştım.
Başta kilo vermenin en hızlı yolu olarak görülse de, asıl amacı vücudu şifalandırmak olduğunu tecrübe edebildim. Son yıllarda popüler olan Su orucu, Peygamberlerimiz tarafından uygulanmaktaymış.
Dünya çapında yapılan araştırmalar, su orucunun sağlık açısından faydalı olabileceğini göstermiştir. Bizzat ulaştığım akademik makaleleri inceledikten sonra, düşünmeden karar verdim. Örneğin, bazı kronik hastalıkların riskini azaltabilir ve vücudunuzun, hücrelerinizin eski kısımlarını parçalayıp geri dönüştürmesine yardımcı olan, otofajiyi uyarabilir.
Bu makalemde size, su orucunun nasıl işlediğinin yanı sıra, yararları, tehlikeleri ve edindiğim tecrübelerim hakkında genel bir bakış sunacağım.
Su orucu nedir?
Su orucu, sudan başka hiçbir şey tüketmemeniz gereken bir oruç türüdür.
Çoğu su orucu 24-72 saat sürer. Tıbbi gözetim olmadan bundan daha uzun süre su orucu tutmanızı, ben asla tavsiye etmiyorum.
İnsanların suyla oruç tutmayı denemelerinin birkaç nedeni.;
-Dini veya manevi nedenler.
-Kilo vermek.
-“detoks” için.
-Sağlık yararları için.
-Tıbbi bir prosedür için hazırlık.
İnsanların, su orucunu denemelerinin temel nedeni sağlıklarını iyileştirmektir.
Aslında, birkaç çalışma su orucunu, belirli kanserler, kalp hastalıkları ve diyabet riskinin daha düşük olması gibi bazı etkileyici sağlık yararlarıyla ilişkilendirmiştir. (Bkz.1, 2 )
Su orucu, vücud hücrelerinizin eski, potansiyel olarak tehlikeli kısımlarını parçaladığı ve geri dönüştürdüğü bir süreç olan otofajiyi de teşvik edebilir. ( Bkz. 3,)
ÖZET Su orucu, su dışında hiçbir şey tüketmenize izin verilmeyen bir oruç türüdür. Daha düşük bir kronik hastalık ve otofaji riski ile bağlantılıdır, ancak aynı zamanda birçok riski de beraberinde getirir.
Nasıl su orucu tutarsın?
Su orucuna nasıl başlanacağına dair, bilimsel bir kılavuz bulamadım. Gerek Google’de, gerekse Youtube’da ulaştığım kaynakların, 10’da 8’i popüler olmak için, çeşitli insanlar tarafından üretilmiş içeriklerden ibaretti. Sizlerinde, aynı kaynaklara ulaşabileceğini düşünerek; birkaç insan grubu tıbbi gözetim olmadan, su orucu yapmasını asla önermiyorum.
Buna gut, şeker hastalığı (hem tip 1, hem de tip 2),yeme bozuklukları, yaşlı yetişkinler, hamile kadınlar ve çocuklar dahildir.
Daha önce su orucu tutmadıysanız, vücudunuzu şu şekilde hazırlamanızı tavsiye ediyorum. Normal yeme alışkanlıklarınız; sabah kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği şeklinde olduğunu varsayarak, 3 günlük hazırlık sürecinde, önce birinci gün sabah kahvaltısından vazgeçiniz, ikinci gün sabah kahvaltısı+ öğle yemeğinden vazgeçiniz, üçüncü gün akşam yemeğinizi yedikten sonra, dördüncü gün uyandığınızda su orucu tutmaya başlayabilirsiniz.
Ben genelde, düzenli öğünler ile beslenen bir insan olmadığımdan, su orucuna başlarken, herhangi bir zorluk çekmedim. Uzun araştırmalarım neticesinde, bir gece ansızın karar vererek beynime ters köşe yaptım.
İlk gün;
Sıfır sorunla geçirdiğim ilk gün, sadece su içtim. Bilimsel olarak, 2,5 litre su içmemiz gerektiği söylense de ben litre hesabı yapmadım. Acıktıkça su içtim. Ancak normal şartlarda, günde 2 litre sudan fazlasını içebilen bir adam olmadığımdan, gereksiz su alımı yapmadım. Yüksek litrelerde su alımı yaparak, kendinizi tehlikeye sokmanızı istemem.İnsan vücudunun, günlük su ihtiyacı ile ilgili küçük bir araştırma yapınız.
ikinci gün;
Küçük bir mide bulantılı başlayan gün; Kahvaltı alışkanlığım yoktur, ve her sabah bir bardak su içerek güne başladığımdan, otomatikman su içerek güne başladım.Evet beynimde küçük bir boşluk hissiyatı oluştu, mutfağa gidip geldikçe, ağzıma küçük atıştırmalıklar atma hissiyatı geldi, ama ben buna bir hazırlık yapmıştım.Tüm mutfağımda ki yiyecekleri, (buzdolabım dahil) köpeklerim, Fizz ve Caps e ziyafet olarak önceden sunmuştum. Yani mutfağım bomboştu. Tüm gün, düzensiz aralıklarla su ve kahve içtim.
Üçüncü gün;
Zorlandığım günlerden biri olmuştur. Yılların verdiği çiğneme alışkanlığı, ben de stres yapmaya başlamıştı, ve bu stres ile baş etmem gerekiyordu. Asla açlık hissiyatı olmayıp, yemek yeme dürtüsünü tecrübe ediyordum. Arada bir şeytan kulağıma, vesveseler verse de irademi zorlayarak tamamladığım, orta şiddetli bir gün oldu. Araştırmalarımda, üçüncü gün tuvalete çıkamazsam lavman desteği almam gerektiği yazıyordu, ancak iki gündür hiçbir şey yememe rağmen tahliye eylemi gerçekleştirebilmiştim. (Buradan yola, çıkarak her söylenene inanmayın, siz zaten kimyanızı bilirsiniz)
Dördüncü gün;
Bir gün öncesinde olduğu gibi, içim yanarak uyandım. Yataktan çıkarken başım döndü, ve aşırı su içme ihtiyacı hissettim. Bir insan üç gündür su ile beslenip, aşırı nasıl susar bunu halen anlamlandırabilmiş değilim. Enerjimde herhangi bir dengesizlik yoktu, günlük işleri yapmaya, işlerimi kovalamaya, engel herhangi bir durum doğmadı. Ancak yeme alışkanlıkları yine yakamı bırakmadı. Baş etmeniz gereken en büyük düşman, o’dur.
Beşinci gün;
Dün olduğu gibi aşırı iç yanması, baş dönmesi ile uyandım. Ancak bir bardak suyumu içtiğimde her şey yavaş yavaş HD kalitesine geri döndü:). Yan komşumun mangal yakması dışında, beni rahatsız eden hiçbir şey olmadı. Ancak komşuma sopa ile saldırmayı düşündüm. (onları sevmeme rağmen) Çünkü o mangal kokusu burnuma yerleşti, ve artık sürekli yiyecek görüntüleri alt beyinden üst beyine doğru partiliyor, ve uyumama izin vermiyordu.
Altıncı gün ;
Artık her şey benim için bir rutindi. Uyandığımda yiyecek düşünmüyordum. Motivasyonum düştükçe, su orucu hakkındaki videoları izleyerek, kendimi yeniden yüklediğim ve bonus olarak dört kilo verdiğim bir gün oldu.
Yedinci gün ;
Çocuklar gibi şen uyandım.Ve fark ettim ki, istediğimiz yiyeceğe istediğimiz zaman ulaşmak sıradanlaşmış, hatta yemeğimiz geç geldi diye garsona çıkışmak çok yersizmiş fark ettim. Mental olarak yaşadığım arınmaların yanı sıra, bedenim hiç olmadığı kadar rahat, ( sindirim sistemi) akşama içeceğim bir bardak kefirin heyecanı, Antalya’da bir otelde gerçekleşen bir konsere olan tepkim ile bitirdiğim bir gün oldu. Biliyorum birçoğunuz, o zararlı şeyi içip içmediğimi merak ediyor. Evet, kullanıcısıyım ancak vücudumuzu dinlediğimizde, bizi nasıl yönlendirdiğine hayran kalıyorsunuz. Vücudum gösterdiği tepkiler ile,onu çok az içmemi sağladı. Öyle ki ,kahveyi bile üçüncü günden sonra içmeme, yüksek çarpıntı yaparak izin vermedi. (Kahve bağımlısıyımdır, içer uyurum çarpıntı nedir bilmem.) Akşamüstü 17:00 de bir bardak kefir ile orucumu bozdum.Kefir daha önce hiç bu kadar lezzetli olmamıştı. Size bu yazımı sekizinci günümde tamamlıyorum, bir hafta sürecek sıvı beslenme sürecime devam edeceğim.Kefir içtikten sonra çalışmaya başlayan sindirim sistemim, gece tahliyesi ile beni şu hayatta hiç olmadığım kadar rahatlattı.
Toplamda altı kilo verdiğim su orucu tecrübesi sonrası, artık açlıktan ölmek diye bir şeye beni inandırmanızın, güç olacağını ekleyerek devam ediyorum.
Su orucu (24–72 saat)
Su orucu sırasında su dışında hiçbir şey yiyip içmenize izin verilmez.
Çoğu insan su orucu sırasında günde iki ila üç litre su içer.
Su orucu 24-72 saat sürer. Sağlık riskleri nedeniyle, tıbbi gözetim olmadan bundan daha uzun süre su orucu tutmamalısınız.
Bazı insanlar, su orucu sırasında halsizlik veya baş dönmesi hissedebilir. Bir kazaya neden olmamak için ağır makine kullanmaktan ve araba kullanmaktan kaçınmak isteyebilirler.
Oruç sonrası (1-3 gün)
Su orucundan sonra, büyük bir yemek yeme dürtüsüne direnmelisiniz.
Çünkü oruçtan sonra büyük bir öğün yemek rahatsız edici semptomlara neden olabilir.
Bunun yerine, bir smoothie veya daha küçük öğünlerle orucunuzu bozun. Kendinizi daha rahat hissettiğiniz için gün boyunca daha büyük öğünler vermeye başlayabilirsiniz.
Oruç sonrası aşaması özellikle uzun oruçlardan sonra önemlidir. Bunun nedeni, vücudun sıvı ve elektrolit seviyelerinde hızlı değişikliklere uğradığı, potansiyel olarak ölümcül bir durum olan yeniden beslenme sendromu riski altında olabilmenizdir.
Bu aşama normalde bir gün sürer, ancak 3 veya daha fazla gün oruç tutan kişilerin, rahat hissetmeleri için, 3 güne kadar ihtiyacı olabilir.
ÖZET Su orucu, su dışında hiçbir şey tüketmenize izin verilmeyen bir oruç türüdür. Daha düşük bir kronik hastalık ve otofaji riski ile bağlantılıdır, ancak aynı zamanda birçok riski de beraberinde getirir.
Su orucunun potansiyel faydaları.
Hem insan hem de hayvan çalışmaları, su orucunu çeşitli sağlık yararlarıyla ilişkilendirmiştir.
İşte su orucunun birkaç sağlık faydası.
Otofajiyi teşvik edebilir.
Otofaji, hücrelerinizin eski parçalarının parçalanıp geri dönüştürüldüğü bir süreçtir.
Bazı hayvan çalışmaları, otofaji’nin kanser, Alzheimer ve kalp hastalığı gibi hastalıklara karşı korunmaya yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.
Örneğin, otofaji, hücrelerinizin hasarlı kısımlarının birikmesini önleyebilir, bu da birçok kanser için bir risk faktörüdür. Bu, kanser hücrelerinin büyümesini önlemeye yardımcı olabilir.
Hayvan çalışmaları, sürekli olarak su orucunun otofajiyi desteklemeye yardımcı olduğunu bulmuştur. Hayvan çalışmaları ayrıca otofaji’nin yaşam süresini uzatmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. ( Bkz. 1,)
Bununla birlikte, su orucu, otofaji ve hastalık önleme konusunda çok az insan çalışması var. Otofajiyi teşvik etmek için önermeden önce daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
Kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir.
Araştırmalar, daha uzun, tıbbi olarak denetlenen su orucunun, yüksek tansiyonu olan kişilerin kan basıncını düşürmesine yardımcı olabileceğini göstermektedir. (Bkz.1,8,)
Bir çalışmada, yüksek tansiyonu sınırda olan 68 kişi, tıbbi gözetim altında yaklaşık 14 gün oruç tuttu.
Oruç sonunda, insanların% 82’si tansiyonlarının sağlıklı seviyelere (120/80 mmHg veya daha az) düştüğünü gördü. Ek olarak, kan basıncındaki ortalama düşüş, sistolik (üst değer) için 20 mmHg ve diyastolik (alt değer) için 7 mmHg idi ki bu anlamlı. (Bkz. 9,)
Başka bir çalışmada, yüksek tansiyonu olan 174 kişi ortalama 10-11 gün su orucu tutmuştur.
Oruç sonunda, insanların% 90’ı yüksek tansiyonu teşhis etmek için kullanılan sınırlar olan 140/90 mmHg’den daha düşük bir kan basıncına ulaştı. Ek olarak, sistolik kan basıncındaki ortalama düşüş (üst değer) önemli bir 37 mmHG idi. (Bkz. 10 )
Ne yazık ki, kısa süreli su orucu (24-72 saat) ile kan basıncı arasındaki bağlantıyı araştıran hiçbir insan çalışması yok.
İnsülin ve leptin duyarlılığını artırabilir.
İnsülin ve leptin, vücudun metabolizmasını etkileyen önemli hormonlardır. insülin, vücudun kan dolaşımından besinleri depolamasına yardımcı olurken, leptin vücudun tok hissetmesine yardımcı olur. (bkz. 1, )
Araştırmalar, su orucunun vücudunuzu leptin ve insüline daha duyarlı hale getirebileceğini gösteriyor. Daha fazla hassasiyet, bu hormonları daha etkili hale getirir. (Bkz. 2, 4,5,)
Birkaç kronik hastalık riskini azaltabilir.
Su orucunun diyabet, kanser ve kalp hastalığı gibi kronik hastalık riskini azaltabileceğine dair bazı kanıtlar vardır (Bkz.2, 24, 25).
Bir çalışmada, 30 sağlıklı yetişkin 24 saat su orucu tuttu. Oruçtan sonra, kandaki kolesterol ve trigliserit düzeylerini önemli ölçüde düşürdüler – kalp hastalığı için iki risk faktörü (26).
Birkaç hayvan araştırması da, su orucunun kalbi serbest radikallerin neden olduğu hasara karşı koruyabileceğini bulmuştur (Bkz2, 27 ).
Serbest radikaller, hücrelerin parçalarına zarar verebilecek kararsız moleküllerdir. Birçok kronik hastalıkta rol oynadıkları bilinmektedir (Bkz28).
Dahası, hayvan araştırmaları, su orucunun kanser hücrelerinin büyümesine yardımcı olan genleri baskılayabileceğini buldu. Kemoterapinin etkilerini de iyileştirebilir. (Bkz29,).
Unutmayın, insanlarda su orucunun etkilerini analiz eden çok az çalışma var. Tavsiyelerde bulunmadan önce insanlarda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
ÖZET Araştırmalar, su orucunun birçok kronik hastalık riskini azaltabileceğini ve otofajiyi artırabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte, çoğu araştırma hayvanlardan veya kısa süreli çalışmalardandır. Önermeden önce daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.
Su orucunun tehlikeleri ve riskleri,
Su orucunun bazı faydaları olsa da, sağlık riskleri de vardır.
İşte su orucunun birkaç tehlikesi ve riski.
Yanlış kilo verilebilir.
Su orucu kaloriyi kısıtladığından, (yok ettiğinden) hızlıca kilo vereceksiniz. Araştırmalar, günde 0,9 kg vereceğinizi gösteriyor. (Ben de öyle tecrübe ettim.)
Ne yazık ki, kaybettiğiniz ağırlığın çoğu su, karbonhidrat ve hatta kas kütlesinden gelebilir. Dikkat ediniz gelebilir denilmiştir. Her bünyede kas kaybı olmayacaktır. Bende olmadı.
Susuz kalınabilir.
Kulağa garip gelse de, su orucu susuz kalmanıza neden olabilir. Bunun nedeni, günlük su alımınızın yaklaşık% 20-30’unun yediğiniz gıdalardan gelmesidir. ( Bkz. 1.)
Dehidratasyon belirtileri arasında, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, kabızlık, düşük tansiyon ve düşük üretkenlik yer alır. Dehidrasyonu önlemek için, normalden daha fazla içmeniz gerekebilir ( Bkz. 2,)
Su orucu birkaç tıbbi durumu kötüleştirebilir.
Su orucu nispeten kısa olmasına rağmen, su orucu ile ağırlaştırılabilecek birkaç durum vardır.
Aşağıdaki tıbbi durumlara sahip kişiler, önce sağlık uzmanlarından tavsiye almadan su orucu yapmamalıdır. Örn;
Gut.Su orucu, gut atakları için bir risk faktörü olan ürik asit üretimini artırabilir. (Bkz 1)
- Şeker hastalığı. Oruç tutmak, tip 1 ve tip 2 diyabette olumsuz yan etki riskini artırabilir ( Bkz.35 ).
- Yeme bozuklukları. Oruç tutmanın, özellikle gençlerde bulimia gibi yeme bozukluklarını teşvik edebileceğine dair bazı kanıtlar vardır (Bkz.36).
ÖZET : Su orucunun bazı sağlık yararları olsa da, birçok risk ve tehlikeyle birlikte gelir. Örneğin, su orucu sizi kas kaybına, dehidrasyona, tansiyon değişikliklerine ve çeşitli başka sağlık koşullarına yatkın hale getirebilir.
Su Orucu Kilo vermenize yardımcı olur mu?
Diğer oruç türleri gibi, su orucu kilo vermenize yardımcı olabilir.
Bununla birlikte, birçok sağlık riski ile birlikte gelir.
Oruç tutmanın faydalarından yararlanmak, ve aynı zamanda kilo vermek istiyorsanız, aralıklı oruç tutmak ve gün aşırı oruç tutmak, muhtemelen daha etkili yaklaşımlar olacaktır.
Bu oruçlar, benzer sağlık yararları sağlayabilir ama, onlar yemek yemeye izin verdiği için riskini azaltarak, çok daha uzun süreler devam edilebilir. (Bkz.38, ).
ÖZET Su orucu kilo vermenize yardımcı olabilir, ancak diğer oruç türleri size daha az riskle oruç tutmanın ve kilo vermenin faydalarını sunabilir.
Uzun süren araştırmalarım neticesinde, başladığım su orucum ile ilgili sizlere, instagram hesabımdan kaynaklar göstereceğimi söylemiştim. Yedi günde tamamladığım bu makalem, Üniversiteler’de kaynak olarak kullanılabilecek nitelikte olduğuna inanıyorum. Sağlığımız üzerindeki, her türlü etkisini açıkça gösteren, en güvenli kaynak olarak, ABD ulusal biyoteknoloji bilgi merkezi NCBI ‘yi tercih ettim.
Sevgiler.
Serdar Özen
0 Comments